“Bugün başka bir ülkede cumhuriyet hakkında konuşuyor olsaydık, sadece bir yönetim biçiminden bahsedecektik: Halkın belirli sürelerle seçtiği milletvekilleriyle kendini yönetmesi. Ancak bizim için Cumhuriyet, bir yönetim biçiminden çok daha fazlası! Cumhuriyet, imkansıza inanmaktır. Cumhuriyet, kadına değer vermektir. “Ey kahraman Türk kadını! Sen yerlerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.” sözüdür Cumhuriyet. Anne babalarımızın birlikte oy kullanmaya gidebilmesidir Cumhuriyet. Cumhuriyet, kız çocuklarının hayal kurması; sınıfta parmak kaldırmasıdır. Cumhuriyet, sanatı bir milletin hayat damarı görmektir; resim ve heykel müzesidir, güzel sanatlar fakültesidir. İstanbul’da şehir, Ankara’da devlet tiyatrosudur. Cumhuriyet, üretmektir. Cumhuriyet; cahillikle savaşı, düşmanla savaş kadar önemli görmektir. Cumhuriyet; Trablusgarp’ta, Kafkaslar’da, Çanakkale’de, Balkanlar’da, Afyon Kocatepe’de ve İzmir’in dağlarında Mustafa Kemal’dir. Cumhuriyet, onun açtığı aydınlık yolda yürümektir. Erdemdir, onurdur, gururdur. Cumhuriyet, bu topraklarda onlara borçlu olmaktır ve bunun sorumluluğunu her seferinde sırtında taşıyıp vatanını en çok seven, görevini en iyi yapan kişidir. Cumhuriyet; gizli bir şey değildir, bir yönetim biçiminden çok daha fazlasıdır. Bugün vesilesiyle, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını ve bize bu kutsal bayrağın altında özgürce nefes alma hakkı tanıyıp bu uğurda nefeslerini veren Türk kahramanlarını saygıyla, rahmet ve minnetle anıyoruz.”
Alıntıdır.





